Çetin Oraner : Nerede olursam olayım sözümü esirgemeyeceğim.
07 Aralık 2011 Çarşamba 22:16
Bu yazıyı kaç arkadaş okur bilemiyorum. Sonuçta her gün yüzbinlerce paylaşımın gerçekleştiği Face ortamında dikkatinizden kaçma olasılığı büyük.

Yada dikkate alınsa bile okunma olasılığı bir o kadar zayıf. Sanal
ortamın doğallığında bu var çünkü. Zaman ayırıp okuyan arkadaşlara
baştan teşekkür ediyorum.
Bir çoğunuzu sadece fotoğraflarınızdan ve
paylaşımlarınızdan tanıyorum. Sizlerin büyük çoğunluğuda beni yaptığım
albümlerden, kliplerden, konserlerden yada son dört yıldır Roj TV’de
arkadaşlarımla birlikte hazırlayıp sunduğumuz Renkler ve Sesler
programından tanıyor. Bir çoğunuz yukarıda saydığım etkileşim sonucu
benimle arkadaş oldu. Buysa, özellikle son on yılda, çoğu zaman tek
başına, büyük zorluklara karşı direnerek verilen emeğin ve ortaya çıkan
şarkıların, bu ortamda en güzel karşılığı.
Kimi insanlarda,
’listemde buda bulunsun´ diyerek arkadaşlık talebinde bulundu. Fakat
daha sonra bir çoğuyla paylaşımlarda birbirimizi biraz olsun tanıma ve
anlama fırsatı oldu. Ama o sebeple ama bu sebeple. Sonuçta
yorumlarınızla ve mesajlarınızla bunca yıl destek oldunuz. Bunun için
hepinize yürekten teşekkür ediyorum.
Benimle ilgili son gelişme
sizlerle paylaşıldı. 30 kasım’da, başta ANF olmak üzere haber
ajanslarında hakkımda, Diyarbakır 7. ağır ceza mahkemesince, `örgüt
propagandası yapmaktan´ tutuklama kararı verildiği haberi geçti. Bir
arkadaşın benimle ilgili yazdığı şu yorum çok dikkat çekiciydi; `Dün
Ahmet Kaya’ya yapılanlara vah tüh edip siyasi malzeme yapmaya kalkan
Fetullahçılar, bugün öğrencisi Çetin Oraner hakkında tutuklama kararı
verdiriyor’.
Evet işin özeti bu. Fetullahçıların iki yüzlü, sahtekar
kimliğini bir kenarda tutacak olursak, siyasi operasyonlarda sıra
muhalif sanata geldi ve bu nedenlede önce beni seçmeleri tesadüf değil.
Salt Ahmet Kaya’nın öğrencisi olduğum içinmi beni seçtiler? Kesinlikle
hayır!
Ahmet Kaya’yı linç etmeye kalkan, ölümünden sonra da içini
boşaltıp kullanmaya kalkışan Unkapanı patronlarına ve türk medyasında ki
o soytarılara teslim olmuş biri olsaydım, kuşkusuz hedef olmayacaktım.
Nitekim Ahmet Kaya aramızdan ayrıldıktan kısa süre sonra, bunların
benden beklentisi tamda buydu.
Fakat böylesi bir sanat ve yaşam biçimi en büyük ihanet olurdu.
Kürt halkına karşı en büyük insanlık suçlarının işlendiği, alevilerin
baskıyla asimile edildiği, emekçi haklarının gaspedilip sömürüldüğü,
kadınlara dönük tecavüz ve katliam kültürünün yaşatıldığı bir ülkede,
devrimci sanat yapmak ağır bir sorumluluk. Zor ama onurlu bir tercih.
Tercihimi, uzun süreler kaldığım Amed, Dersim, Botan ve Serhat’da ki
kürt annelerimin ekmeği ve sevgisinden yana yaptım. Buna layık olmanın
mücadelesini verdim, veriyorum ve yaşadığım sürecede vereceğim. Bu
mücadeleyi sürdürmek `örgüt propagandası´ yapmaksa ve bu nedenle
yargılanacaksam bu benim için bir onurdur! Çocukların ve gençlerin sokak
ortasında infaz edildiği ülkemizde, bir tutuklama kararı ve akabinde
yargılanmak çokta önemli değil. Şarkılarımı okumaya devam edeceğim.
Yaptığım yeni şarkılar sırada ve nerede olursam olayım sözümü
esirgemeyeceğim. Canları yandı ki beni hedef seçtiler. Canlarını yakmaya
devam edeceğim.
Kararın duyulmasının ardından yüzlerce destek
mesajı ve telefon geldi. Bu sayfada arkadaş olmadığımız halde dayanışma
gösteren arkadaşların sayısal çokluğu daha fazla güç verdi. Dayanışma
içinde olan bütün duyarlı arkadaşlara ve sanatçı arkadaşlarıma teşekkür
ediyorum. Benimle ilgili ahkam kesen, Unkapanı bağımlısı beyler,
hanımlar... Bunlarada gülüp geçiyorum.
Sonuç her ne olursa olsun,
bütün arkadaşlara sesleniyorum. Her nerede olursak olalım, Ezilenlerin
Özgürlük Mücadelesinde bugüne kadar yaptıklarımızın bundan sonra çok
daha fazlasını yapmak birbirimize gösterebileceğimiz en büyük
dayanışmadır. Bu, insan olmanın gereğidir ve en büyük onurdur. Bu uğurda
kendini ateşe atanlara olan sevgimle, Güneş’li bir ülkeye olan
inancımla yürekten selamlar.
Çetin ORANER
Bu haber toplam 2564 defa okundu.